GÜNDEM

Nur Özkan Erbay: “ABD’nin tek mutlak güç olduğu yıllar çok geride kaldı.”

24 TV Arafta Sorular programında Star yazarı Esra Elönü'nün sorularını yanıtlayan Gazeteci-Yazar Nur Özkan Erbay, “ABD’nin tek mutlak güç olduğu yıllar çok geride kaldı. Artık çok büyük panik halinde olan bir Amerika var.” dedi.

 

24 TV'nin sevilen programı Arafta Sorular'ın bu haftaki konuğu, Gazeteci-Yazar Nur Özkan Erbay oldu. Star yazarı Esra Elönü'nün sorularını cevaplayan Erbay, 'ABD'nin görüşme sonrası Türkiye'ye karşı eski kodlarla hareket etme gibi bir lüksü yok. Biz, 'Türkiye güçleniyor darken, Amerika'ya ne oluyor?' diye de bakmamız lazım. Amerika nerede? ABD'nin tek mutlak güç olduğu yıllar çok geride kaldı. Artık çok 

büyük panik halinde olan bir Amerika var.

 

İŞTE NUR ÖZKAN ERBAY'IN O AÇIKLAMALARI…

 

"Bir mübadele aracı olan para, gün gelip maalesef çok kötü emeller için kullanılan bir silah haline gelebiliyor."

 

Para insanı bozuyorsa, insanda parayı bozar. Bir mübadele aracı olan para, gün gelip maalesef çok kötü emeller için kullanılan bir silah haline gelebiliyor. Anadolu insanın söylediği gibi "Allah'ım az verip aratma çok verip azdırma." bu dengede ilerlesin, fazlasını istemiyorum.

 

'Dünya benim etrafımda dönüyor' prangalarından kurtulmuş gazeteciler dost olabiliyorlar.

 

Esra Elönü: Gazetecilikte dostluk var mı?

Nur Özkan Erbay: 'Dünya benim etrafımda dönüyor' prangalarından kurtulmuş gazeteciler dost olabiliyorlar. Çünkü Zaten yapacağını yapmış, mesleki anlamda her şeyi tatmış ve kendini kanıtlama ihtiyacı olmayan insanlar arasında bir soğukluk oluşabiliyor. Bu meslekteki dostluklar arasında homojen bir bağ oluşması şart. Bu bize de özgü değil, dünyanın her yerinde böyle olan bir şey. Medya rekabet ortamı fazla olan bir meslek alanı.

 

“Bizlik ve ötekilik noktasının bu topraklara ait olmayan bir şey olduğunu düşünüyorum. Biz demeye ısrar edeceğim.”

 

Öncelikle aslolan biz bu ülkenin bir vatandaşıyız. Bastığımız yerde, devlet, millet, vatan, İslam dünyasının derdiyle dertlenmek, hemhal olmak sevinci ve kederiyle sevinmek, üzülmekse biz bu noktada nasıl biz ve öteki olabiliyoruz? Eğer iş biz olmaktan ibaretse bizi olduğumuzdan küçük gösterir. Bizlik ve ötekilik noktasının bu topraklara ait olmayan bir şey olduğunu düşünüyorum. Biz demeye ısrar edeceğim.

 

Eski ABD Başkan Yardımcısı Mike Pence'e sorduğu PKK/PYD terör örgütü ile ilgili sorunun hikayesini anlatıyor.

 

Mike Pence'in Türkiye'yi ziyareti sırasında yapılan bir basın toplantısıydı. Bu basın toplantısı sadece Amerikalıların soru soracağı bir toplantıydı. Hatta Amerikan televizyonlarında canlı yayınlanması da planlanıyordu. İlk soruyu soran kişi CNN'in Beyaz Saray muhabiriydi. Ben ondan soru hakkını biraz meslektaşımın önüne geçerek soru hakkını aldım. Tüm o refleksler ile sormuş oldum o soruyu. Dönemin gündeme olan ve hala devam eden Türkiye'ye bir takım yaptırımlar söz konusuydu, bununla ilgili olan sorumu sormuş oldum. Şuan da bu politika hala daha devam ediyor. Tabii tatmin edici bir izah alamadık ve sorudan da rahatsız oldu.

 

Anglosakson Batı medyası artık bir acziyet içerisinde.

 

Gerçekleri bu denli çarpıtabilmek bir yetenek olmalı. Aldığınız bir videoda olmayan kesinlikle resmedilmesi mümkün olmayan bir şeyi resmetmek algı operasyonudur. Türkiye'yi güçsüz göstermek, Sayın Cumhurbaşkanımızın gücü elinin güçlü olduğu noktaları yok saymak gibi… Biz bunları hep gördük, görüyoruz. Anglosakson Batı medyası artık bir acziyet içerisinde.

 

Program devamında ise Gazeteci, Yazar Nur Özkan Erbay "Terörün Mesihi" kitabında yer alan detaylara yer verdi.

Kaynak: (BHA) – Beyaz Haber Ajansı

Benzer Yazılar
Yorumlar